Giriş
Sosyal sermaye, sosyoloji, iktisat ve siyaset bilimlerinde son yıllarda önemli bir yer edinmiş ve diğer sermaye türlerinden farklı bir kavramsal çerçeve sunmuştur. Yaklaşık 30 yıllık bir geçmişe sahip olan sosyal sermaye terimi, piyasa aktörlerinin ilişkileri ve bağlantılarının da sermaye olarak değerlendirilmesi gerektiğini öne sürer. Sosyal sermaye, toplumsal bağlar, ortak değerler ve normlar aracılığıyla toplumsal ve ekonomik kalkınmaya katkı sağlar. Bu makalede, sosyal sermaye ve ekonomik kalkınma arasındaki ilişki ele alınacak ve Türkiye bağlamında bu kavramın düzeyi ve etkileri incelenecektir.
Sosyal Sermaye Kavramı
Robert Putnam’ın "Making Democracy Work" (1993) adlı çalışması, sosyal sermayenin toplumsal kalkınma üzerindeki rolünü vurgulayan önemli bir kaynaktır. Putnam, sosyal sermayenin, toplumsal bağlar ve ortak değerler aracılığıyla bireyler arasında karşılıklı yarar ve koordinasyon sağladığını belirtmiştir. Sosyal sermaye, bireylerin ekonomik ve toplumsal faydalarını artırarak toplumun genel refahını geliştirmeye yardımcı olur. Bu, sosyal sermayenin diğer sermaye türlerinden—maddeye dayalı ve bireysel özellikler barındıran sermaye türlerinden—farklı olarak daha soyut ve ilişkisel bir değer taşıdığını gösterir.
Sosyal Sermaye ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi
Türkiye bağlamında sosyal sermaye ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişki, önemli bir araştırma konusudur. Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı’nın (2019) raporuna göre, sosyal sermaye düzeyi ve bu sermayenin ekonomik kalkınma üzerindeki etkileri detaylı bir şekilde incelenmiştir. Sosyal sermayenin varlığı, toplumsal güvenin artmasına, işbirliği ve koordinasyonun güçlenmesine ve toplumsal dayanışmanın teşvik edilmesine katkıda bulunur. Bu unsurlar, ekonomik kalkınmayı doğrudan etkiler ve toplumların daha güvenli ve başarılı olmasına katkıda bulunur.
Türkiye'de Sosyal Sermaye
Acar (2015) ve Özdemir (2020) tarafından yapılan çalışmalar, Türkiye’de sosyal sermaye düzeyini ve bu sermayenin ekonomik kalkınma üzerindeki etkilerini ele almıştır. Acar’ın çalışması, Türkiye’nin sosyal sermaye düzeyinin ekonomik kalkınma ile olan ilişkisini detaylandırmakta, Özdemir’in çalışması ise sosyal sermayenin ölçülmesi ve değerlendirilmesi üzerine odaklanmaktadır. Türkiye’de sosyal sermaye düzeyi, toplumsal ilişkiler ve ağlar üzerinden değerlendirilmiş ve bu sermayenin ekonomik kalkınma üzerindeki olumlu etkileri ortaya konmuştur.
Sonuç
Sosyal sermaye, toplumsal bağlar ve ortak değerler aracılığıyla ekonomik ve toplumsal kalkınmaya önemli katkılar sağlar. Robert Putnam’ın çalışması, sosyal sermayenin bireyler arası ilişkilerde nasıl bir etki yarattığını göstermektedir. Türkiye’de sosyal sermaye düzeyinin yüksek olması, ekonomik kalkınmayı destekleyen faktörlerden biridir. Sosyal sermayenin güçlendirilmesi, Türkiye’nin daha sürdürülebilir ve etkili bir kalkınma modeline ulaşmasına katkı sağlayacaktır. Bu bağlamda, sosyal sermaye kavramının anlaşılması ve uygulanması, toplumsal ve ekonomik kalkınmayı teşvik eden önemli bir araç olarak değerlendirilmelidir.
Not: Bu makalede yer alan bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır ve herhangi bir yatırım tavsiyesi teşkil etmez. Yatırım kararlarınızı almadan önce kendi araştırmanızı yapmalı ve gerekirse bir finansal danışmandan profesyonel yardım almalısınız.
Detaylı bilgi için siteleri ziyaret edebilirsiniz👇👇👇
Kaynakça
Putnam, R. D. (1993). Making Democracy Work: Civic Traditions in Modern Italy. Princeton University Press.
Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı. (2019). Sosyal Sermaye ve Ekonomik Kalkınma: Türkiye Örneği. Erişim Linki: ms.hmb.gov.tr
Acar, T. (2015). Sosyal Sermaye ve Ekonomik Kalkınma İlişkisi: Türkiye Üzerine Bir İnceleme. Erişim Linki: ajindex.com
Özdemir, S. (2020). Sosyal Sermaye ve Ekonomik Kalkınma: Türkiye’de Sosyal Sermaye Düzeyi ve Ölçütleri. Erişim Linki: Selçuk Üniversitesi
CEEOL. (2019). Sosyal Sermaye ve Ekonomik Kalkınma: Kavramsal ve Teorik Yaklaşımlar. Erişim Linki: ceeol.com
Hiç yorum yok: